BAKıM
DANıŞMANLıK
PEYZAJ
AR-GE
SATıŞ
REFERANSLAR İLETİŞİM
Bakım
Danışmanlık
Peyzaj
Ar-Ge
Satış
Referanslar
İletişim
Hizmet İstek
Bilgi Bankası
Proje İzleme

      Yararlı Bilgiler
HABERİ PAYLAŞ : Google'da Paylaş

KİRAZ FİDANI

KİRAZ FİDANI



KİRAZ YETİŞTİRİCİLİĞİ


Anadolu bir meyve türlerinde olduğu gibi kirazın da en eski kültürünün yapıldığı bir yerdir.


Yapılan çalışmalarla kirazın gen merkezinin Transkafkasya, Küçük Asya civarı ve İran olduğu belirlenmiştir.


Yabani kirazların yoğun olarak bulunduğu Hazar denizi ile Karadeniz arasındaki bölgenin kirazın Anavatanı olduğu kabul edilmektedir. Memleketimizde de Kuzey Anadolu Dağları ve Doğu Toroslar'da yabani tiplere bol miktarda rastlanmaktadır.


Dünyada geniş bir yayılmaya sahip olmakla beraber ticari üretimi bazı ülkelerde yoğunlaşmıştır.


A.B.D, Türkiye, Almanya, İtalya, Fransa, Bağımsız Devletler Topluluğunun Avrupa kısmı önemli üretici ülkelerdir. Ülkemiz iklim şartlarına bağlı olarak A.B.D.'den sonra: genellikle ikinci sırada yer almaktadır. Üretim miktarı bakımından dünyada ikinci durumda olmamıza rağmen, üretim kalitesi ve ihracat miktarı bakımından durumumuz istenilen düzeyin  altındadır.



KİRAZ FİDANI ÇEŞİTLERİ


BAHÇE KURULMASI


Kiraz yetiştiriciliğinde problemlerin büyük kısmı henüz bahçe kurulurken yapılan hatalara dayanmaktadır. Tek çeşitle bahçe kurulması, genellikle derin dikim verim ve ağaç sağlığını etkilemektedir. Kiraz bahçesi kuruluş aşamasında iyi bir planlama yapılmalı ve ilk yıllarda gerekli kültürel tedbirler ihmal edilmemelidir.
Ülkemizde genellikle eski bahçeler tek çeşitle kurulmuştur. Tek çeşitle bahçe kurulması yetersiz döllenme ve/veya hiç döllenmemeye sebep olmaktadır. Hasada yakın dönemde dolu veya yağmur yağışları olursa üreticiler büyük zarar görmektedir. Bu yüzden hiçbir yetiştirici tek çeşitle kiraz bahçesi kurmamalıdır. Her bahçede en azından 4-5 çeşit yer almalı; bu çeşitlerde birbiri ile uyuşur (birbirini döller) çeşitler olmalıdır.

ÇEŞİT SEÇİMİ ve DÖLLENME
Kiraz bahçesi kurulurken çeşit seçimine dikkat edilmelidir. Bahçe tek bir çeşitle tesis edilmemeli, tozlayıcı çeşitlerle beraber kurulmalıdır. Tozlayıcı çeşitlerin çiçeklenme zamanlarının ana çeşidin çiçeklenme dönemiyle çakışmasına dikkat edilmelidir.
Kiraz çeşitlerinin çoğu kendine kısırdır. Kendine kısırlığın yanı sıra bir de grup uyuşmazlığı söz konusudur. Birkaç çeşit hariç kirazlar kendi kendini dölleyemezler.


Dölleyîci çeşit yoksa genellikle her 100 çiçekten 3-5'i meyveye dönüşür.


Ekonomik anlamda her 100 çiçeğin 25'inin meyve bağlaması yeterli görülebilir. % 25-40 iyi verim; % 40'dan fazla meyve bağlaması ise mükemmeldir. Uygun şartlarda meyve tutumu % 70-80 olabilmektedir.


Dölleyici çeşit seçimi için bazı standart ölçülere uyulması gerekir. Bu ölçüler şöyle sıralanabilir;
• Dölleyici çeşit de iyi bilinen standart bir çeşit olmalıdır.
• Dölleyici çeşit bilimsel çalışmalarla belirlenmiş, ispatlanmış bir çeşit olmalıdır.
• Dölleyici çeşitlerin de ekonomik değeri olmalıdır.
• Dölleyici çeşit bölge şartlarına uygun olmalıdır ( Pazar istekleri.yağmur durumu vs.)
• Bu teknik özelliklerin yanı sıra dölleyici çeşitler çiftçi tarafından sevilen ve benimsenen çeşitler olmalıdır. Ağaç sayısı bakımından genel bir oran olarak dölleyîci sayısı 1 /9 şeklinde düşünülebilir.


  


TİCARİ KİRAZ BAHÇESİ KURMAK İÇİN YER SEÇİMİ
Yer ve Yöney:
Rakımın 1000 m veya daha yüksek olduğu arazilerde güneye bakan yamaçlarda uyanma erken olacağı için;geç ilkbahar donlarından zararlanma görülebilir. Don tabanı oluşturan, etrafı tepelerle çevrili çukur ve taban yerler de uygun değildir. Su tutma kapasitesi yüksek, ağır ve taban yerler de kirazın gençlik kısırlığı dönemini kısalttığı gibi ömrünü de kısaltır.
 Ağır ve taban yerlerdense, meyilli ve yamaç yerler daha uygundur. Hafif meyilli, hava akımının tatlı bir şekilde olduğu.şiddetli rüzgarlara açık olmayan yerler kirazlar için uygundur. Çiftçi hafif meyilli bir araziye sahipse ve birkaç türle bahçe kurmayı düşünüyorsa, drenajı daha iyi olan meyilli yerlere kirazları dikmelidir.


İklim:
Kiraz tam anlamıyla bir ılıman iklim meyvesidir. Yüksek yaz sıcaklarından hoşlanmadığı gibi düşük kış soğuklarından da zarar görür. Aşırı yaz sıcakları genel anlamda bitki gelişimini yavaşlatır.
Su sıkıntısı olan yerlerde meyve kalitesini düşürür. Bazı çeşitlerde çift pistil (ikiz meyve) oluşumunu artırarak pazar değerini düşürür.
Düşük sıcaklık zararlanmaları birkaç yönüyle önemlidir. Don derinliğinin fazla işlediği larda doğrudan köklerin donması, dal birleşme noktalarında zararlanma, çiçek gözleri veya çiçeklerin donması, gövde yanma ve yarılmaları belli başlı iklim zararlanmalarıdır. Doğrudan köklerin donması ile dal birleşme noktalarının zararlanması ender rastlanabilecek bir durum ise de bölgenin uzun yıllar ortalamalarına göre minimum sıcaklıklarının bilinmesi riski önleme bakımından önemlidir.
Gelişmiş ülkelerde ve büyük bahçelerde don riski otomatik olarak çalışan rüzgâr pervaneleri, sisleyici ve dumanlayıcılarla kontrol edilmektedir. Genellikle çiçeklenme dönemindeki don olayı açık ve rüzgârsız gecelerde olacağı için, bazı korunma tedbirleri uygulanabilir. Bahçenin değişik yerlerinde önceden hazırlanan yanık yağ emdirilmiş sap-saman artıkları veya talaş, lastik gibi şeylerin don beklentisi olan gecelerde yakılması bir dereceye kadar korunma sağlar.
Kış mevsimi içerisinde - 20 derece; kışın hemen başı ile sonuna doğru ise - 15 derece ekstrem (tehlikeli) dereceler sayılabilir. Bu derecelerin altındaki soğuklar ağaçlara da zarar verirler. Tomurcuk patlamasından sonraki dönemlerde -5 derecenin iki saat sürmesinin bütün çeşitlerde ekonomik zarar yapacağı beklenilmelidir.
Yağışlar:
Teorik olarak 600 mm.den daha fazla yağış alan yerlerde kiraz yetiştiriciliği yapılabilir olarak kabul edilmişse de.dışsatıma yönelik kaliteli kiraz yetiştiriciliğinde bu ölçü pek bir şey ifade etmez. Kiraz yetiştiriciliğinde yağışın toplam miktarından ziyade .dağılımı önemlidir. Bu yüzden kaliteli kiraz üretimi için sulama gereklidir. Çünkü kalite unsurlarının geliştiği dönem ülkemiz genelinde yağışsız bir dönemdir.
"Ben" düşme döneminden önceki yağışlar olumlu etki yaparlar. Çiçeklenme dönemi ite hasada yakın dönemlerdeki yağışların etkisi ise olumsuzdur. Sulanmadan yapılan yetiştiricilikte, meyve tutumundan itibaren "ben" dönemine kadar ki yağış miktarı . ile.hasattan sonraki yağış miktarları önem taşır. Kış süresince meydana gelen bol yağışlar kirazın kritik dönemleri için pek anlam ifade etmez. "Ben" döneminden önceki yağışlar o yılın meyve kalitesine; hasattan sonraki yağışlar ise gelecek yılın meyve gözlerinin gelişimine katkıda bulunur.
Kirazlar  yönünden seçicidir, iyi drene edilmiş, derin, verimli, havadar, organik madde yönünden zengin lar isterler. Nehir ve çay kenarlarındaki alüvyal lar ile, dağ ve tepe yamaçlarının eteklerindeki yumuşak ve derin lar kiraz yetiştirmeye uygundur.
Anaç seçimi İdris veya kuşkirazı anaçlı fidan seçimi gündeme geldiğinde genellikle taban ve sulu yerlere kuşkirazı anaçlı fidan önerilir. Toprağa uygun anaç seçimi bakımından, taşlı-kumlu lar ile suyun kısıtlı olduğu veya sulama suyunun bulunmadığı yerlerde idris anacı kullanılabilir.
Bahçenin Planlanması:
Kültürel işlemlerin kolay ve rahat yapılabilmesi, ağaçların güneş ve tan eşit yararlanması amacıyla, ağaçlar belli bir düzende dikilirler. Arazinin şekli, eldeki alet- ekipman, toprağın yapısı, ara tanmına ihtiyaç olup olmadığı gibi hususlar göz önünde bulundurularak; dikdörtgen, kare, satranç, üçgen dikim şekillerinden birisine karar verilir.
Dikim:
Dikim tahtası kullanılarak yapılmalıdır. Dikimden önce, fidanın kökündeki söküm yaraları sağlam yerlerine kadar kesilerek temizlenir. Saçak köklerin de uzun tasımlan kesilerek kısaltılır. Kök tuvaleti ( kök budaması) yapılmadan fidan dikilmemelidir. Aşı noktası dikim tahtasının hemen üstünde olmalıdır. Kökler hafifçe toprağa bastırılır. Üst tan atılarak fidanın kökü kapatılır. Kökler kapandığında  çiğnenerek sıkıştırılır. Tekrar  doldurularak düzlenir ve hafifçe sıkıştırılır.
Dikimden sonra can suyu verilmesi tutma miktarına  etkilidir. Bu yüzden imkân varsa mutlaka can suyu verilmelidir. Can suyu vermekle la köklerin teması sağlanmış olur. Böylece kökler uygun  ısısı bulur bulmaz çalışmaya başlarlar.
Rüzgârın etkili olduğu yerlerde fidanlar için koruyucu herek dikimi önerilebilir. Şiddetli yağış ve rüzgârlardan sonra^ bahçenin gezilerek kontrol edilmesi, eğilen veya kımıldayan fidanların yeniden düzeltilerek sıkıştırılması gerekebilir.


 


BAHÇENİN BAKIMI
İşleme:
işleme genel olarak, toprağın havalandırılması, yabancı ot mücadelesi, gübrelerin toprağa karıştırılması, nemin muhafaza edilmesi, kış yağışlarının faydasını artırmak, sulamadan sonra kaymak tabakasını kırmak, bazı zararlılarla mücadeleye yardımcı olmak amacıyla yapılan bir işlemdir.
İşlemeli sistemde, sonbaharda yaprak dökümünden sonra bahçe pullukla sürülür. Bu sürümde amaç derin sürüm değil; yüzlek sürüm olmalıdır. Yaprak artıklarını toprağa karıştırmak ve kiraz sineği larvalarını öldürmek amacıyla önerilir bir işlemedir, işleme derinliği 10-12 cm'yi geçmemelidir.
Gübreleme:
Gübreleme; genel olarak eksikliği duyulan bitki besin elementlerinin bitkilere verilmesidir. Tanımdan da anlaşılacağı gibi sadece  uygulamaları değil. Yapraktan yapılacak uygulamalar da gübrelemedir.


Gübrelemenin istenilen etkiyi göstermesi için, bazı kurallara uyulması gerekir:
• Kullanılacak gübre amaca uygun olmalıdır
• Bitkinin ihtiyacı kadar gübre verilmelidir.
• Gübre usulüne uygun verilmelidir.
• Gübre uygun zamanda verilmelidir.


Kirazlarda kimyasal gübreleme titizlik isteyen bir konudur.  ve yaprak analizleriyle beraber, çiftçinin gözlemleri de önemlidir. Sadece bitki gelişmesinin teşvik edilmesine yönelik bir gübreleme, gençlik kısırlığı dönemini uzatarak, azman fakat verimsiz bahçeler meydana getirir. Gübrelemede azot- fosfor- potasyum dengesinin iyi kurulması gerekir. Bu dengenin kurulması, verime yatmada oldukça nazlı davranan kirazlar için diğer meyvelerden daha önemlidir.
Sulama:
Kirazda sulama, fidan dikimindeki "can suyu" ile başlar. Dikim ilkbaharda da yapılsa; sonbaharda da yapılsa can suyu faydalıdır. Kirazlar kuru  ve havadan hoşlanmazlar. Buna karşılık taki, aşırı suyu da sevmezler. Bu yüzden ne  kupkuru kalmalı; ne de çamur haline getirilmelidir. Salma sulama, özellikle göllendirerek sulama hiç uygun değildir. Sulama esnasında ve sonrasında köklerin oksijensiz kalması önlenmelidir. Ben döneminden itibaren, hasada 4-5 gün kalıncaya kadar kirazlar susuz kalmamalıdır. Bu dönemde  devamlı olarak hafifçe nemli tutulabilirse, mükemmel irilik ve kalite elde edilir.
Yetişkin ağaçlarda sulama yapılırken, kök boğazı çevresi sulanmamalıdır.


Sulama düzeni oluşturulurken, bitki gövdesinden 2-3 metre dışarıdan setler yapılır. Çiftçilerimizin çoğu, zaten setleri bu şekilde hazırlamaktadır. Bu setlerin içi değil dışı sulanmalıdır. Çünkü etkili kök dağılma alanı gövdede değil, taç izdüşümündedir. Gübreleme ve sulamanın taç izdüşümüne yapılması, hem kök yayılmasını teşvik eder, hem de kök boğazını mantari hastalıklardan korur. Hasattan sonra da kirazların sulanmaya ihtiyacı vardır.
Budama:
Ağaçlar için yapılan her şey fizyolojik dengenin daha erken sağlanması, bu ahenk ve dengenin mümkün olduğu kadar uzunca sürdürülmesi amacına yöneliktir.
Budama da genel anlamda bu amacın gerçekleşmesi için yapılan çabaların en önemlilerinden birisidir. Işık yoğunluğunu artırmak amacıyla düzenli, kuvvetli ve dengeli taç oluşturmak, asimilasyonu artırmak amacıyla bazı dallan uzun bırakmak veya hiç kesmemek dar açılan genişletmek, zayıf büyüyen dalların açılarını daraltmak, fazla dalların bir kısmını seyreltmek, diğer dallan eğmek-bükmek fizyolojik denge kurulmasını hızlandıracak tedbirler olarak uygulanabilir.
Sürgün oluşumunun azaldığı ileri dönemlerde ise, dallan kısa kesmek, açılan genişlemiş dalların açılannı düzeltmek, meyve gözü ve dal seyreltmesi yapmak, düzenli azotlu gübre kullanmak gerekebilir.


Budama, meyve ağaçlarının düzgün ve kuvvetli bir taç oluşturmalarını sağlamak, verim çağında uzun kalmalarını temin etmek, kuvvetten düşmüş ağaçlan yeniden güçlendirerek bir süre daha yüksek kaliteli meyve vermelerini sağlamaktır.
Budama sadece makasla dal kesimi gibi düşünülmemelidir. Dalların açılarının düzeltilmesi, eğilmesi, bükülmesi gibi uygulamalar da budamadır. Dal kesimi şeklindeki uygulamalar erken ilkbaharda yapılabilirler.
Yaz budaması, ağaçların şekillendirilme yıllarında mutlaka yapılması gereken teknik bir uygulamadır. Yaz budamaları yapılmadan iyi bir taç oluşumunun sağlanması zor olduğu gibi.gençlik kısırlığı devresinin kısaltılması da hemen hemen imkansızdır. Sürgünlerin yeşilden odunlaşmaya başladığı günlerde da) seçimi, eğme, bükme, uç alımı ve gerekliyse dal seyreltme şeklinde yapılmalıdır.  erken veya  geç yapılmamalıdır.
Bakteriyel kanser vb. hastalıkların bulaşma ve yayılmasını önlemek amacıyla budamada kullanılan makas ve testereler  sık alarak temizlenmelidir. Pratik olarak bir ağaçtan öbür ağaca geçerken mutlaka temizlenmelidir. Bu maksatla dezenfektanlar kullanılabildiği gibi, çamaşır suyu da sulandırılarak kullanılabilir. Bir ölçü çamaşır suyuna 3-4 ölçü su eklenerek basit bir temizleme karışımı elde edilebilir.
Kirazlar kalın ve zamansız dal kesimlerinden hoşlanmazlar. Bu yüzden dikimden sonraki birkaç yılda taç oluşturulmalı, daha sonra mecbur kalınmadıkça kalın dal kesiminden kaçınılmalıdır. Mecburen kalın dal kesilecekse, budama mevsimi içinde kesilmeli, kesim yeri aşı macunuyla kapatılmalıdır. Hasat esnasında veya başka zamanlarda kınlan, ayrılan, yaralanan dallar ise ağaçlarda kuru olarak bırakılmamalı, ağaçtan uzaklaştırarak yara yerleri macunlanmalıdır. Budama aynı zamanda kaliteli meyve elde edilmesi için de vazgeçilmez bir uygulamadır.

HASTALIK - ZARARLILAR VE MÜCADELESİ
Kirazlarda yaygın olarak görülen hastalıklar bakteriyel kanser (Pseudomonas syringae), dal yanıklığı (Pseudomonas morsprunorum) ve monilyadır (Monilia taxa). Kiraz yetiştiriciliğinin yaygın olduğu yerlerde bakteriyel kanser daha tahripkar ve endişe vericidir. Henüz tamamen kontrol edilebilir olmamakla beraber, bazı tedbirlerle şiddet ve zararı azaltılabilmektedir.
HASAT
Kiraz hasadı fazla işgücü isteyen bir iştir. Geniş bahçelerde hasat konusu önceden planlanmalı ve zamanında bitirilmelidir. Bazen hasadın iki defada yapılması da gerekebilir.
Meyve özelliği bakımından kiraz ne erken ne de geç hasat edilebilir. Erken hasat edildiğinde açık renkli, az tatlı ve küçük meyve elde edilir. Geç kalındığında ise, kirazın dayanıklılığı azalır, meyve yumuşar, kararır ve saplan kurur. Bu yüzden tam zamanında hasat edilmelidir. Bakım şartlan "iyiyse, hasattan önceki 8-10 gün içerisinde  önemli miktarlarda irilik, miktar artışı sağlanabilir.
Sapsız olarak da hasat yapılmaz. Satışta kirazın saplarının yeşil olması arzu edildiğinden, saptan tutularak sapın örselenmesine meydan vermemelidir. Meyvenin koparıldığı yerde gelecek yılın meyve gözleri de bulunduğundan, çıtanakların tartmamasına özen gösterilmelidir. Toplama kovalan  büyük olmamalı, içerisine yumuşak bez veya havalı plastik geçirilerek berelenme ve ezilme önlenmelidir. Biriktirme kasaları bahçenin en gölge ve serin yerinde olmalı, toplanan meyveler güneşte bırakılmamalıdır. Seçim ve ambalajlama bahçede yapılacaksa, uygun olmayan meyveler hemen ayıklanmalıdır.
Yoğun olarak kiraz yetiştirilen bölgelerimizde pazarlama sorunu yoktur.


İhraç edilecek kirazlar bazı işlemlerden geçmek zorundadır. Ön soğutma bu işlemlerin en önemlisidir ve bu işlem yapılmadan rekabete dayalı ve gerçek değerde ihracat yapılması imkansızdır. Ön soğutma işlemi ciddi çalışan ihracatçılar tarafından yapılmaktadır. Ön soğutmada kirazlar kısa bir sürede (8 dakika) 4 derecenin altında soğutulurlar. Böylece bozulmalar önlenmiş, dayanıklılık artırılmış ve meyvelere dinçlik kazandırılmış olur.
Daha sonra kirazlar soğuk zincirin dışına hiç çıkmadan seçilir, boylanır ve Pazar isteklerine göre ambalajlanırlar.


İhraç edilecek kirazlarda bazı özellikler bulunmalıdır:
• Ürün iri iyi kaliteli ve homojen olmalıdır
• Meyveler çeşide has renk ve tat da olmalıdır.
• (0900 Ziraat çeşidi için) meyve çapı 24mm. den fazla olmalıdır.
• Meyveler tozsuz, kirşiz, eziksiz, yarasız ve saplı olmalıdır.
• Meyvede insan sağlığına zararlı ilaç kalıntısı olmamalıdır.
• Seçim  iyi yapılmalı, ambalaj iyi malzemeyle yapılmalıdır.
• Kirazlar kesinlikle kurtsuz olmalıdır.


 


 


Tarımsal Yatırım Yapmak 5. Bölüm


Kiraz Yetiştiriciliğinde Önemli Noktalar ve Tavsiyeler


Kiraz yetiştiriciliği son yıllarda en popüler tarımsal üretim çeşitlerinden birisidir. Özellikle doğru yerde yapılan kiraz üretimi üreticisini genel olarak memnun ediyor. Gelin biraz derinlemesine kiraz üretimini irdeleyelim:

Tablo 1: Yıllara Göre Dünya Kiraz Üretimi, ton





























































 


2002


2003


2004


2005


2006


İran


220,000.00


222,000.00


174,576.00


224,892.00


224,892.00


İtalya


126,000.00


102,000.00


95,169.00


101,295.00


110,910.00


Romanya


66,300.00


98,500.00


50,988.00


117,859.00


104,791.00


Rusya


85,000.00


90,000.00


100,000.00


90,000.00


47,000.00


İspanya


115,182.00


107,975.00


83,467.00


95,726.00


93,900.00


Türkiye


210,000.00


265,000.00


245,000.00


280,000.00


310,254.00


ABD


164,564.00


160,844.00


220,990.00


253,286.00


253,286.00


Kaynak: Faostat (www.fao.org), [Erişim: 03.03.2008]
Yukarıdaki tablodan rahatça anlaşıldığı gibi Türkiye dünya kiraz üretiminde lider konumdadır. Türkiye’ nin üretim miktarı yıllar geçtikçe hızla artmaktadır. Türkiye’ nin ardından gelen en yüksek üretim kapasitesine sahip iki ülke ABD ve İran’ dır. ABD’ nin üretim miktarının son yıllarda İran’ ı geçtiği görülmektedir.
Tablo 2: Yıllara Göre Dünya Kiraz İhracatı, 1000 $





























































 


2001


2002


2003


2004


2005


İran


329.58


285.39


307.39


259.89


613.00


İtalya


15,493.00


14,867.00


24,218.00


10,279.00


36,064.00


Romanya


1,352.00


920.00


1,546.00


1,399.00


1,344.00


Rusya


6.00


25.00


16.07


26.79


0.00


İspanya


15,521.00


20,028.00


28,990.00


32,651.00


39,123.00


Türkiye


48,702.00


49,276.00


76,944.00


117,988.00


92,147.00


ABD


152,096.00


142,547.00


171,619.00


178,189.00


217,872.00


 


Kaynak: Faostat (www.fao.org), [Erişim: 03.03.2008]


Türkiye üretimdeki liderliğini ihracatta koruyamamıştır ancak ihracatta da ABD’ nin ardından ikinci konumdadır. İhracatta Türkiye’ yi İspanya ve İtalya takip etmektedir. İran, Rusya ve Romanya’ nın ihracat rakamları düşüktür.


Kiraz üretimi nerede yapılmalıdır?
Ülkemizde iyi kiraz yetiştirilen bölgeler:
Afyon Sultandağı ve geniş anlamda çevresi (Akşehir, Konya Ereğli, Isparta Uluborlu, Konya Hadim); İzmir Kemalpaşa ve çevresi (Manisa Salihli, Denizli Honaz)
Özellikle Sultandağı ilçesinin Dereçine bölgesinde çok kaliteli kirazlar yetiştiğine şahit oldum. 2005 yılında burada yetiştirilmiş 40 kalibre üzeri kirazları tatma şansına sahip oldum. Hayatımda yediğim en lezzetli kirazlardı. Kirazda kalibre çap anlamına geliyor. 40 kalibre 40 milim demek. Şimdi elinize bir cetvel alın ve çapı 40 milim olan bir kirazın nasıl bir şey olabileceğini tahmin etmeye çalışın lütfen. Ben fotoğraflarını çekip inanmayanlara uzun süre göstermiştim.
Elbette böyle iyi kiraz çok çıkmıyor. Tüm bölgenin üretiminin % i ancak bu boy olabiliyor. Ancak bölgede (geçen sene,2007 hariç) boylar en az 28 kalibre. Çok güzel kirazlar üretiliyor ve değer fiyattan satılıyor. Geçen sene (2007) yağışlarda ve iklimde yaşanan anormallikler dolayısı ile kalibre çok düşüktü ve birçok bölgede kirazı toplatılmadı bile. Çünkü birçok yerde toplatma masrafı, kiraz satışından elde edilecek paradan fazla idi. Normal yıllarda üreticinin 2-5 YTL’ ye verdiği kiraz geçen sene 0,85 YTL den verebildi. Dekardan alınan verim genel olarak çok yüksekti ancak kalibre düşük olduğu için kiraz para etmedi. Ne var ki damlama sulama sistemi olan bahçelerde bu sorun genel olarak oluşmadı ve kiraz kalibresinden pek kaybetmedi.
İzmir Kemalpaşa, erkenci ve kaliteli kirazı ile meşhur. Burada da erken dönem iyi kalite kiraz üretiliyor.
Açıkçası Türkiye’ yi ortadan ikiye doğu batı olarak ayırsanız, 37 ile 39’ uncu paraleller arası bölgenin batısı kiraz bölgesidir diyebiliriz.
Bu bölgenin civarında da kiraz üretimi yapılabiliyor. Özellikle bu bölge civarında veya rakımı 2000 metreye kadar olan yerlerde geççi kiraz üretiliyor ve burada üretilen kiraz daha yüksek fiyattan satılıyor.

Çeşit seçimi

Türkiye’ de kiraz denince akla hemen "Ziraat 900" çeşidi geliyor. İhracata giden, yüksek fiyatla satılan kiraz bu kiraz. Başka çeşit de düşünmüyor üreticiler. Bu kirazın haricindeki çeşitler iyi gelir sağlamıyorlar.


Bence de "Ziraat 900" ya da Napolyon kirazı denen kiraz harici anaçlarla üretim yapmaya gerek yok.


Bodur mu, klasik mi?
Bodur meyve anaçları son zamanlarda çok konuşuluyor.


Bodur kiraz dikimi yaptıktan 3 yıl sonra verim almaya başlıyorsunuz. Bundan sonra da 5-10 yıl boyunca karlı bir üretim gerçekleştirebiliyorsunuz. Daha sonra ağaçların sökülüp yerine yeni fidan dikmek gerekiyor. (Bu konuda 20 yıla süresince ürün alındığı söyleniyor ancak bir bodur kiraz üreticisi kötü ihtimali düşünüp bodur bahçesinden 5-10 yıl kiraz almak üzerine fizibilitesini yapmalı.


Bence hasata kadar 3 yıl artı 10 yıl ürün alımı ile beraber bahçelerin 13 yıllık planlanması daha mantıklı olur. Zaten 10-15 yıl sonra kullandığınız çeşit yerine daha verimli çeşitler, daha karlı üretim imkânları geliştirilmiş olacağı için 10-15 yıldan uzun süre üretim planlamaya da gerek olmadığını düşünüyorum.)
Öncelikle bilmek gerekir ki klasik fidan daha ucuz ve dekara daha az fidan dikiyorsunuz. Buna göre fidanın kalitesine göre dekara 150-500 YTL arası bir masraf ile dikimlerinizi yapabilirsiniz.
Oysa bodur fidanda dekara daha fazla fidan dikiyorsunuz hem de bodur fidan daha pahalı. Buna göre dekara 1000-3000 YTL arası bir masrafla dikimlerinizi yapıyorsunuz.
Elbette bodur fidanın bakımı daha kolay, üretilen kirazın kalibresi yüksek ve daha iyi fiyattan satılabiliyor, verimi fazla ve üçüncü yıldan itibaren satılabilir miktar ürün almaya başlıyorsunuz.
Ancak klasik fidanın da avantajları var. Ben 40-50 yaşında ağaçlar olan bahçeler gördüm. Yani klasik anaçlardan oluşturulmuş bahçelerde daha uzun süre ürün alıyorsunuz. Verim de 30 yaşına kadar artıyor. İlk yatırım masrafı düşük.
Bana göre yüksek yatırım bedelini göze alıp, kısa sürede iyi gelir için bodur kirazı; uzun sürede de olsa daha düşük yatırım bedelleri ile uzun dönem verim almak için klasik anacı tercih edebilirsiniz. Sonuçta klasik anaç ile fidan masraflarından tasarruf edilen para ile ek arazi alınıp daha büyük alanda üretim yapmak da mümkün olabilir.
Bodur veya klasik anaç konusunda üretim yapacak kişi mevcut mali durumunu, üretim yapacağı alanda alınabilecek yeni arazi olup olmadığını, bölgenin işgücü imkânlarını değerlendirip kararını vermeli.
Önemli Bir Nokta: Hasat Zaman Planlaması
Kiraz üretiminde üretilecek yer (bölge) seçimi ve karlılık ile ilgili çok önemli bir husus var. Bunu açıklamak istiyorum. Şu çizelgeye bir göz atalım:


Çizelge 1: Türkiye' de kiraz hasat zamanlaması ve hasat miktarı


Çizelge ülkemizde kiraz hasat süresi ve bu süre zarfında rekolte değişimine dair bilgi veriyor.
Bu çizelgeye göre ülkemizde en yoğun kiraz hasadı haziran sonu oluyor. Yani bu dönem kiraz hasadı yapıldığında, arz talep dengesi gereği alımcılar kiraza düşük fiyat verme eğiliminde olabilecekler veya ürünü almak konusunda çok istekli olmayabileceklerdir. Özellikle ürününüzün kalitesi düşük, o yıl da ürün bol ise bu dönemde hasat edilen ürünü satmak zorlaşacaktır.
Oysa Mayıs sonu Haziran başı hasat edilen erkenci kirazlara daha yüksek fiyat ödenecektir çünkü bu dönem kiraz azdır ve son tüketici daha yüksek ücret ödemeye hazırdır. Benzer şekilde Temmuz sonu Ağustos ayı içerisinde hasat edilecek kiraz da daha yüksek fiyat ile alınma eğiliminde olacaktır.
Buna göre erken veya geç dönem hasat edebilme kiraz üretiminde önemli bir husus. Eğer üretime başlamak için Türkiye’ nin çeşitli bölgelerinde arazi arıyor isek daha sıcak ve rakımı düşük yerleri ya da daha soğuk ve rakımı yüksek yerleri düşünmek, yoğun dönem yerine düşük rekoltenin olduğu dönemde üretim yapmak açısından önemli olacaktır.
Yalnız bu konuda dikkat etmemiz gereken bazı hususlar var. Yüksek rakımlı ve soğuk yerlerde kirazlarımızın don zararına uğrama riski artacaktır. Böyle yerlere don zararını önlemek için hava karıştırıcı pervanenler veya nem arttırıcı sisleyiciler koymak ve don zararından korunmaya çalışmak gerekecektir. Damlama sulama sistemine sahip olmak ve don uyarısı öncesi bahçeyi sulamak da kimi zaman işe yarayan bir uygulamadır.


Unutmamak gerekir ki, sıcaklığın sık sık -20 derecenin altına düştüğü bölgelerde kiraz yetiştiriciliği yapılmamalıdır.
Benzer şekilde sıcakların yüksek olduğu bölgelerde de risk vardır. Buna göre kirazlar kış dinlenme döneminden çıkabilmek için 7.2 derecenin altında 1100-1700 saatlik soğuklanma süresine ihtiyaç duyarlar. Bu soğuklanma ihtiyacına bitkisel üretimde vernalizasyon denir. Eğer erkenci üretim yapmak amacı ile ülkemizin sıcak güney bölgelerinde bahçe tesis eder isek burada kiraz yetiştirmek mümkün olmayacaktır.


Dikkat Edilecek Diğer Hususlar
Kiraz üretiminde önemli olduğunu düşündüğüm diğer hususlar şunlardır:

1- Hasat İşçisi Temini
Kirazda ülkemizin başarılı olmasının sebeplerinden birisi de kirazın hasadı sırasında yoğun işgücü gerekmesidir. Eğer işçilik ücretleri yüksek olursa kirazı hasat etmek karlı olmayabilecektir ki bunun örneği kalibrenin düşük olduğu 2007 yılında kısmen görülmüştür. Buna göre karlı üretim için üretimin yapılacağı bölgede uygun işgücü imkanı olabilmelidir.
2- Kirazcılığın Bölgede Genel İş Olması
Üretim yapılacak bölgede kirazcılık genel bir faaliyet değil ise; çok güzel üretim de yapıyor olsanız, büyük üretici değilseniz alımcılar bölgenize gelmeyi pek tercih etmeyeceklerdir. Çünkü bir iki bahçenin ürününü almak için alımcıların bölgenize gelmesi ve fiyat rekabeti oluşturarak sizi memnun edecek fiyatları önermeleri mümkün olmayacaktır. Buna göre üretim yapacağınız bölgede kirazcılık genel bir işkolu değil ve bölge çapında rekolte düşük ise en baştan bu durumun bilincinde olarak ürünü kendiniz tüketiciye ulaştırma yollarını düşünmelisiniz. Eğer başarılı olur iseniz 5-10 yıl içerisinde komşularınızın da kiraz üretimine başlaması ile sizin bölgeniz de bir kiraz bölgesi olabilecektir.
3- Kalite Belgesi
Açıktır ki kiraz üretiminin karlı olmasının sebebi ihracata giden bir ürün olmasıdır. Özellikle ihracatlık ürün para kazandırmaktadır. İhracatlık ürün iç piyasaya girmemektedir lakin bu ürünün fiyatı iç piyasa için hayli yüksektir.
Üreteceğimiz ürünün ihraç edilebilmesi için başta Globalgap olmak üzere kalite belgelerini almamız veya bu belgelere sahip ihracatçılar ile sözleşme yapmamız gerekmektedir.
Günümüzde belgesi olmayan kiraz genel olarak tatminkâr bir fiyat ile değerlendirilememektedir.
4- Damlama Sulama
Damlama sulama modern ve karlı kiraz üreticiliği için günümüzde olmazsa olmaz noktasına gelmiştir. Damlama sulama sistemine sahip olan üreticiler kuraklık yıllarında kötü etkilenmez, topraklarının bozulmasını önler, yağışlara bağlı risklerden korunur hatta doğru zamanlama ile don tehlikesinden bile kısmen korunabilirler. Ülkemizde yeni kiraz bahçelerinin hemen hemen tamamında damlama sulama sitemi de kurulmaktadır ve eski bahçe sahipleri, uzun süredir bu sistemin faydalarının farkındadır ve bu sistemi kurabilmek için ellerinden geleni yapmaktadırlar.


Düşünceler
Türkiye’ nin 5 yıl içerisinde kiraz ihracat rakamlarını arttıracağını ve 2013 yılında kiraz ihracatının en az 200 milyon dolar olacağını tahmin ediyorum.


Bu süreçte “nasıl olursa olsun yeter ki kiraz olsun” mantığı ile bahçe kuran üreticilerin dikkat etmelerini öneriyorum. Lakin ileriki dönemde üretim masrafları yüksek olup, düşük kalitede kiraz üreten; damlama sulaması ve kalite belgesi olmayan üreticilerin bahçelerini bozmak, iflas etmek tehlikesi ile karşı karşıya olacağını düşünüyorum.


Kiraz, üretimin yapıldığı bölgelerin kalkınması için çok önemli bir üründür. Çünkü hasat sırasında işçilik ihtiyacı fazladır. Kiraz üretimi sayesinde kiraz bölgelerinde 2 ay boyunca işsizlik görülmez. Ekonomik olarak refah seviyesi hızla yükselir.


Türkiye’ nin kiraz ihracatında da (gelir olarak) dünya şampiyonluğunu elde edebilmesi için şunları yapması gerekmektedir:


Kaliteli, cazip ürün üretmek.


İthalat potansiyeli yüksek olan ülkeler ile (örneğin Japonya) kiraza özel ticari işbirliği anlaşmaları yapmak.


Kısmen tanınırlığı sağlanmış ancak hala çok tanıtım desteğine ihtiyacı olan “Türk Kirazı” markasının dünya çapında tanıtacak faaliyetler gerçekleştirmek.
Her zaman olduğu gibi bu yazımı da güzel bir deyiş ile noktalamak istiyorum:


Gençliğimde sanırdım ki hayat bir sevinçtir.


Yetiştim ve gördüm ki hayat bir çalışmadır.


Çalıştım ve gördüm ki çalışma bir sevinçtir.


Thomas Caryle


 


 


GİRİŞ


Çoğu meyve türlerinde olduğu gibi, kirazında; kültürünün yapıldığı en eski yer  Anadolu’dur. Memleketimizde Kuzey Anadolu Dağları ve Doğu Toroslarda yabani tipleri bol    miktarda bulunmaktadır.


Dünyada 1500 civarında kiraz çeşidi mevcuttur. Yapılmakta devam eden ıslah çalışmaları ile günden güne bu sayı artmaktadır. Bununla beraber bölgeler itibariyle; aynı çeşit farklı isimlerle, farklı çeşitlerde aynı isimle adlandırılmıştır.


Kiraz dünyada geniş bir yayılım göstermesine rağmen; ticari üretimi A.B.D, Türkiye, Fransa, İtalya, B.D.T’ nun Avrupa kısmı önemli üretici ülkelerdendir. Üretim miktarı açısından iklime bağlı olarak A.B.D’ den sonra 2. sırada gelmektedir. Memleketimiz üretim miktarı yüksek olmasına rağmen; üretim kalitesi ve ihraç edilebilir miktar yönünden istenilen seviyede değildir.


Kiraz memleketimizin her yöresinde az çok yetiştirilmekle beraber; temel geçim kaynağı olduğu illerimizi Manisa, İzmir, Afyon, Isparta, Bursa, Kocaeli, Sakarya, Konya, Artvin, Zonguldak, Kastamonu ve Amasya olarak sıralayabiliriz.


Üretim miktarımız sürekli artmaktadır. Ağaç başına verim 25 kg civarındadır. Üretimimizin %10 gibi düşük bir miktarı ihraç edilebilmektedir.


Memleketimizde kiraz taze meyve olarak ihracının yanı sıra; Starks Gold, Gılli, Akçilli ve 0900’ün işlenerek satılması da giderek artmaktadır.


Kısaca ülke olarak kiraz tarımının yayılmasına bir engel yoktur. Fakat uygun arazi seçimi, araziye uygun anaç seçimi, çeşit seçimi, tozlayıcıların  dikimde mutlak planlanması, ilk yıllarda şekil verme terbiye, budama, sulama, gübreleme, toprak işleme, yabancı ot kontrolü, hastalık zararlılarla mücadelenin uygun olarak yapılması halinde ihraç vasıflı kiraz üretimimizin artması mümkündür.


Teknik eleman arkadaşlarımız ve değerli üreticilerimiz kiraz üretimi ile ilgili problemleri çözmede birlik ve yardımlaşma gösterilirse, çiftçilerimiz, devamında hepimiz, sonuçta memleketimiz kazanacaktır.


Bahçe Tesisinde Dikkat Edilecek Hususlar


Yeni bahçe tesisi yaparken bazı hususlara dikkat edilirse, ileri ki yıllarda çoğu problemlerle karşılaşılmaz. Bu dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır:


-         Tesis öncesi toprak numunesi alınıp mutlaka tahlil yaptırılmalıdır.


-         Kiraz soğuklama ihtiyacı yüksek bir meyve olduğu için yüksek yerlere tesis edilmelidir.


-         Don tabanı oluşturan yerlere kurulmalıdır.


-         Taban suyu yüksek yerlere kurulmamalıdır.


-         Şiddetli rüzgarlara açık yerler olmamalıdır. (Bilhassa kuzey rüzgarlarına)


-         Meyilli ve yamaç yerler tercih edilmelidir.


Kışın –20 C’nin altına düşmeyen bölgeler seçilmelidir. Ben düşmeden önce bol yağışlar o yılın ürün kalitesine, hasattan sonraki yağışlarda gelecek yılın ürün kalitesini  etkilemektedir. Kiraz, soğuklama ihtiyacı yüksek bir meyvedir. Soğuklama; 7.2 C’nin altında geçen toplam kış dinlenmesinin saat olarak ifadesidir.


Tasviye işlemi yapıldıktan sonra yaklaşık 1 m. aralıklarla baklava dilimi şeklinde sub-soiler ile patlatma yapılmalıdır. Patlatma işlemi en kurak Ağustos-Eylül aylarında yapılmalıdır. Arazi yapısı çok uygun değilse patlatma yapılmalı ayrıca 40-50 m. arayla drenaj kanalları açılmalıdır.


Anaç Seçimi :


1-Kuş Kirazı (Prunus avim ) :  Ülkemizde yaygın olarak kullanılan bir anaçtır. Dikine ve kuvvetli büyür, büyük taç yapar. Uygun şartlarda uzun ömürlüdürler. Geçirgen verimli, tınlı, derin, organik maddece zengin yerlerde daha iyi yetişir. Kirece mukavemeti azdır. Göz aşısı ile uyuşması iyidir. Toprak ve arazi yapısı uygun olursa 6*6, 6*5 m. aralıklarla dikilip ilk yıllardan itibaren şekil verilmeli ve budama yapılmalıdır. Terbiye ve budamaya fazla dikkat edilemeyecekse biraz daha geniş dikilebilir.


2-İdris ( Prunus mahalep ) : Sulaması problem olan, daha az su verilebilen arazilerdeki kiraz bahçesi tesisinde önerebileceğimiz bir anaçtır. Daha çok vişneye anaç olarak kullanılır.


-        Taç küçüktür. Kuş kirazının %75-80’i kadar.


-         Kökler daha derine gider.


-         Süzek ve kumlu toprakları sever. Kuş kirazına göre kirece daha dayanıklıdır.


-         Aşı uyuşmazlığı gösterebilir.


-         Yüksek (60-65 cm.) den aşılandığında bodurlaştırıcı etki artar, fakat pratik olmadığından pek uygulanmamaktadır.


Genellikle Prunus mahalep ile kurulan kiraz bahçeleri için 4x5, 5x5 m. dikim mesafeleri uygundur. Vişne bahçeleri için ise 4x4, 4x5 m. gibi aralıklar önerilebilir.


3-Klonal Kiraz Anaçları : Bunlarda 5 çeşit anaç olarak, ülkemize intikal ettirilmiştir. Bu anaçlara temel çeşidimiz olan 0900 Ziraat, dölleyici olarak da Starks Gold ve Bigarreau Gaucher aşılanarak bölgede dikimi 1999-2000 fidan dikim sezonunda bir proje dahilinde yapılmıştır.  Seçilen bölgeler Eğirdir, Yalova, Çanakkale, Pozantı, K.Maraş ve Malatya’dır. Bu bölgeler Türkiye genelini yaklaşık temsil etmektedir. Proje sonunda anaçlara uyumu, verime etkileri gibi kriterler değerlendirilip bölgelere göre uygun anaçlar en kısa zamanda üreticilerimize intikal ettirilecektir. Proje dahilindeki bu anaçlar ithal edildikten sonra Enstitümüz bahçesine aşı parsellerine dikilmiş ve aşılamaları da burada yapılmıştır. İlk gözlemlerimiz Tabel Edabriz anacı çöğür olarak dikime müteakip klonal göstermiştir.  Tabel Edabriz ve Vleiroot-158 anacı araziye uyumu ve aşıya gelme oranları çok düşük kalmıştır. Bununla beraber  SL-64, Maxma,ve Gisela-5 anaçları arazi şartlarına uyumu, aşı uyuşması, fidan haline gelme yönünden  projenin daha ilk yıllarında favori görülmüştür. Bu klonal bodur kiraz anaçları çoğaltılma usulleri ve diğer veriler hızla değerlendirilmektedir.


Bahçe Kurulması


Kiraz yetiştiricilinde problemlerin büyük kısmı henüz bahçe kurulurken yapılan hatalara dayanmaktadır. Tek çeşitle bahçe kurulması, genellikle derin dikim ve ilk yıllarda ağaçların terbiye edilmemesi, gövde yaralanmalarının önemsenmemesi başlıca kuruluş hataları olarak ileri ki yılların verim ve ağaç sağlığını etkilemektedir.


İyi bir planlama yapılmalı ve ilk kültürel işlemler iyi yapılmalıdır.


Ülkemizde genellikle eski bahçeler tek çeşitle kurulmuştur. Tek çeşitle bahçe kurulması yetersiz döllenmeye veya hiç döllenmemeye sebep olmaktadır. Ben düşmeden hasada kadar olan sürede yağmur çatlaması zararına karşı tek çeşitle bahçe kurulmaması gerekmektedir. Her kiraz bahçesinde en az 4-5 çeşit bulunmalıdır. Çeşitlerin seçiminde ise birbirlerini dölleyebilir nitelikte olmasına dikkat edilmelidir.


Çeşit Seçimi :


Kiraz bahçelerinin tesisi aşamasında her çiftçinin zaten belirlediği temel bir çeşidi vardır. Bu şekilde bahçede bir çeşidin ağırlıklı olması da tabiidir. Yalnız kirazda yaklaşık bütün çeşitler kendisiyle uyuşmadığı için, grup kısırlığı da söz konusu olabilmektedir. İyi bir verim için birbirini iyi dölleyebilir çeşitlerin bulunması, ekolojik faktörlerden kaynaklanan riskin azaltılması, 1,5 aylık bir süre boyunca pazara kiraz sunulabilmesi, hasatta işçilik v.b. gibi yönlerden dolayı sıkışmamak için iyi bir çeşit planlaması gereklidir.


Türkiye’nin ihracat şansının en yüksek olduğu ve en popüler çeşit 0900 Ziraattir. İhraç eden ülkelerde “Türk Kirazı”  diye unvan almış çeşidimizdir. Bu nedenle 0900Ziraat dışında yeni bir çeşit peşinde koşmak şimdilik yersiz görülmektedir. Bununla beraber 0900 Ziraatın dölleyicilerinin kiraz tarımında planlanması zorunludur.Dölleyicilerde genellikle Starks Gold, Lambert ,Vista ,Merton Late,Bigerreau Gauçher,Nnoble,Jübile’dir.


0900 Ziraat değişik bölge isimleriyle ülkemizde yaygındır.Uluborlu Napolyonu,Dereçine Napolyonu,Akşehir Napolyonu,Malatya Dalbastı,Allahdiyen,Salihli ve M.Kemal Paşa Napolyonu gibi değişik adlarla anılmaktadır.Yalnız enstitümüz tarafından değişik enstitüler  ve üniversiteler işbirliği ile yürütülen projemiz neticelendiğinde bu bölgesel napolyon işine çözüm bulunacaktır.İlk yapılan çalışmada tüm napolyon diye adlandırılan bu kirazlarımızın aynı  olmadığı yalnız sinonim olduğu anlaşılmış fakat kesin neticeler devam etmekte olan çalışmalar neticesinde netleşecektir. Bu konu kapsamında Estitümüz bahçesinde bölgeleri temsilen, Akşehir bölgesinden 6, Uluborlu’dan 3, Honaz’dan 1, Dalbastı, M.Kemalpaşa’dan 3 tip seçilmiş, bunlar yine Enstitümüzde imkanları ile Prunus avium, Prunus mahalep ve klon anacı olan Gisela-5 üzerine aşılanarak bahçe tesisi yapılmıştır. Netice olarak bütün bölgelerin tipleri aynı ekolojik şartlarda ve aynı anaçlar üzerinde performansı izlenerek, gerekli değerlendirmeler neticesinde bu konudaki büyük problem hal edilmiş olacaktır.


Dölleyici :  Mevcut kiraz bahçelerinde en büyük problemlerden başta geleni döllenme problemidir. Bunun sonucu olarak verim azlığı ve verim düzensizliğidir. Verim azlığı ve verim düzensizliğinin başka sebepleri de olmasına rağmen en önemli doğru dölleyici planlamamasıdır.


Kiraz Yetiştiriciliğinin Sorunları ve Çözüm Önerileri


Yer Seçimi :


Kiraz anaç ne olursa olsun taban arazileri sevmez. Geçirgen organik maddece zengin olan arazileri sever. Don çukurlarından zararlanır. Yüksek yerlerde, güney bölgelerde erken donlardan çiçekler zarar görür. Kışı –20 C’nin üstünde olan bölgelerde dallarda ve köklerde don zararı olabilir. Taban suyu olan bölgelerde kiraz tarımı yapılamaz.


Arazide Kültürel Önlemler :


Kiraz dikiminden önce arazi tasviye edilmelidir. 90 cm. aralıkla dip kazanla baklava dilimi şeklinde Ağustos-Eylül ayında sürdürülmelidir. Kısmi taban suyu veya su birikme gibi problem  oluşacak ise 40-50 m. aralıkla hendekler oluşturulmalıdır.


1-Anaç Seçimi : sulama imkanı bulunan ve kireç oranı düşük kısmen taban arazilere mutlak kuş kirazı anacı kullanmalıdır. Kireç bir miktar bulunuyorsa ve sulama imkanı az ise kökü derine daha fazla inen idris anacı kullanmalıdır.


Dikilecek fidanlarda gövde yaralanması olmamalıdır.Kök bölgesi saçak durumu iyi olmalıdır. Fidanlar ismine doğru ve sertifikalı yerlerden temin edilmelidir ki ; ileride fidnla gelebilecek hastalıklar proplem teşkil etmesin, çeşit ve anaç karmaşası yaşanmasın. Çiftcilerimizin Günümüzde  en büyük proplemlerinden birisi de çeşit karmaşasıdır.


Arazi yapısına uygun anaçların seçimine müteakip; P.Avium(Kuş kirazı) 6x6 m.,6x5m. aralıklarda, P.Mahalep (İdris) anacı için ise 6x5m.,5x5m. ve 4x5m. gibi aralıklarla dikilmelidir.


2-Fidan Dikimi: Fidanlar erken temin edilip sonbaharda  dikimine gayret gösterilmelidir. Fidan dikiminde fidan çukurlarına bir kürek yanmiş ahır gübresi ve/veya  her fidan  çukuru için 100 gr. Triple Süperfosfat ile 100gr. Amonyum Sülfat da dikim toprağına kaıştırılmalıdır.Sonbahar dikimlerinde don tehlikesi oluşacak olursa  malç uygulaması ile  gerekli önlem alınmış olacaktır.  Dikimlerde dikim tahtası kullanılmalıdır. Köklere  fungisit  uygulaması yapıldıktan sonra dikim yapılmalıdır.  Dikim öncesi yaralı kök kısımları ve uzun yan kökler kesilmelidir. Bu işleme “ kök tuvaleti” denilir. Aşı noktaları toprak seviyesi üzerinde olacaktır.


3-Tepe Kesimi: Tepe kesiminde acele edilmemesi avantajlıdır. Gözler iyice kabardığında yapılırsa yeni oluşacak ilk kat dallarımız daha geniş açılı oluşur. Tepeler şaı gözü takılan tarafın zıt kısmında bulunan uygun bir gözden 70 cm. civarında kesilir.


4-Terbiye ve Budama: Tepeler yaklaşık l m. den vurulur. Yerden 45 cm. lik mesafedeki dalların tamamı çıkarılır. Kiraz ağaçlarının nihai büyümesi sonunda 4 veya 5 kat oluşturulmalıdır.her katta en az 3, en fazla 5 yan dal bırakılmalıdır. Yan dalların gövdeye düşey  aralığı 20 cm. olmalıdır. Neticede toplam 17-21 yan dal oluşturulmalıdır.ilk yıllarda yapılan budamalar şekil vermede çok etkilidir. Aynı zamanda erken verimliliği sağlar. Yani genç kısırlık dönemini azaltır. İleriki yıllarda budama ile kalite ve verimi artırır. İhracatçıların istediği çap oluşturulmasında çok faydalı olacaktır. Kış budaması dormant dönemde, yaz budaması ve hastalıklı dalların çıkarılması temmuz sonuna kadar yapılmalıdır.


5-Toprak İşleme: Genel olarak toprağın havalanmasını yabancı ot kontrolünü, gübrelerin toprağa karışmasını, nemin muhafazasını, kış yağışlarından faydalanmasını sağlar. Sonbaharda yüzlek  bir toprak işleme yapılmalıdır. Bu işlem kiraz sineği mücadelesi için bir önlemdir. Toprak işleme 10-12 cm. derinlikte olmalıdır.


Son yıllarda  maliyetlerin yüksek olması işgücünün azaltılması ve modern tarım uygulamalarında azaltılmış toprak işleme, alttan işleme (Kaz ayağı) yırtarak işleme ve sıfır toprak işleme yaygınlaşmaktadır. Bu durumda yabancı otlar ot ilaçları ile,kiraz sineği mücadelesi ise ilaçlama ile yapılır.


Toprak işlemede  derin sürüm  köklerin zararı düşünüldüğünden kesinlikle yapılmamalıdır.


6-Ara Tarım: Kiraz tarımı yapılan  arazilerde mesafeler genellikle fazladır. Bahçenin  ilk yıllarında ara boş kalmasın diye ara tarımı yapılmaktadır.


7-Toprak Örneği Alınması: Bu işlem bahçe tesis edilmeden yapılmalı, daha sonraki yıllarda ara ara yapılmalıdır. Bahçe tesisinden önce toprak burgusu veya belle örnek alınır. Belle V şeklinde açılan kuyularda 0-30cm, 30-60 cm. ve 60-90 cm. den alınır. Örnek 8-10 ayrı yerden alınmalıdır. Her derinlikten alınan örnekler kendi arasında ayrı ayrı harmanlanmalı, taş ve benzeri maddelerden temizlenmelidir. Her derinliği temsilen 1 kg. civarında numune bez torbalara konulmalıdır. İçine ve dışına çiftçi ismi, yer mevki ismi yazılı etiketler kurşun kalemle yazılmalıdır. İleriki yıllarda yalnızca 20 cm. derinlikten alınan numuneler gübreleme için kâfidir.


8-Yaprak Örneği Alınması: En uygun yaprak örneği tam çiçeklenmeden  2-3 ay sonra alınır. Ağaçların    iyi güneşlenen omuz hizasındaki uç sürgünlerinin orta yaprakları sapı ile birlikte alınır. Örnekler düz bir hat teşkil etmeyen ağaçlardan alınmalıdır. Bu şekilde 20-25 ağaçtan 100’er yaprak alınır.


Toplanan yapraklar bez veya kâğıt torbalara  etiketlenerek konulur. Bekletilmeden labaratuvara ulaştırılır. Numunelerin bekletilmesi uygun değildir. Fakat bekletilmesi zorunlu ise buzdolabında veya buz kaplarında saklanabilir.


9-Gübreleme : Gübreleme  toprakta eksikliği tahlillerle bilinen bitki besin elementlerinin takviyesidir. Önceleri yapılan yanlış gübrelemeler veya besin kilitlenmesi olaylarından kaynaklanan ve toprakta varlığı tahlillerle bilindiği halde ağaçta eksikliği görülen elementler mevcut olabilir.


Bunun önlenebilmesi için gübrelemede;


1.    Kullanılacak gübre amaca uygun olmalıdır.


2.     Bitkinin ihtiyacı kadar gübre verilmelidir.


3.     Gübre usulüne uygun verilmelidir.


4.     Gübre uygun zamanda verilmelidir.


Kullanılacak gübre miktarlarına pek çok faktör etki yapar. Bu faktörler;


1.     Toprağın yapısı


2.     Ağaçların yaşı


3.     Sulama miktarı ve sulama şekli


4.     Bitkilerin verim miktarı


5.     Anacın cinsi


6.     Ağaçların gelişme durumları


7.     Ahır gübresi uygulamaları, vb.


Gübreleme; sulama, budama ve toprak özellikleri ile çok değişse de ölçü olarak 1 yıllık sürgünlerin uzunluğu bir fikir oluşturmalıdır. Şöyle ki meyveye yatmamış ağaçlarda 60-90 cm. arasındaki sürgünler gelişmenin olumlu seyrettiğini gösterir. Sürgünler 90 cm.den fazla ise gereksiz azot uygulamasına veya fazla sulamaya bağlıdır. Sürgünler 60 cm. den kısa ise su ve azot noksanlığındandır.


Yetişkin kiraz ağaçlarında 40-60 cm. arasında sürgünler var ise gelişme normaldir. Sürgünler bu ölçülerden kısa ise yeterli beslenme yoktur.


Dekara 2-3 ton ahır gübrelemesi uygundur. Verimdeki bir ağaca ortalama değer olarak her yıl, 2-3 kg. Amonyum Sülfat, 1 kg. Triple Süper Fosfat , 1 kg.. Potasyum  verilmelidir. Verilme zamanı olarak fosforlu  ve potasyumlu  gübreler  bölgesel iklim ve alışkanlıklara  göre  Sonbahar veya erken İlkbahar da, azot uygulamaları ise erken İlkbaharda birinci dilimi, çiçek dökümünden sonra ikinci dilim ve hasattan sonra  üçüncü dilim uygulanır.


Yaprak gübreleri ağacın  bitki besin elementi eksiklikleri de göz önüne alınarak; güvenilir firma ürünleri rahatlıkla kullanılmasında sakınca yoktur. Aksine, ihtiyaç bazen de zorunluluk  halini almıştır.


Ağaçlarda gübreleme; İz düşümü gübrelemesi ve bant sistemi gübrelemesi şeklinde uygulanır.


10-Sulama: Kirazlarda sulama, fidan dikimindeki “Can suyu” ile başlar. Dikimlerin İlkbahar veya Sonbaharda yapılması göz önüne alınmaksızın  can suyu verilir. Ülkemiz de genellikle  ben düşme  dönemine kadar İlkbahar yağmurları  ile su ihtiyacı karşılanmaktadır. Kurak giden yıllarda sulama  müdahalesinde  bulunulmalıdır. Kiraz, çok suyu da  kuraklığı da sevmez. Bu şartlar göz önüne alınarak sulama planlanmalıdır.


Kurak giden yıllarda  çiçeklenme  esnasında  toprağın yeterince nemli olması sağlanmalıdır. Ben döneminden hasada  4-5 gün kalıncaya kadar kirazlar susuz kalmamalıdır. Bu dönem aralığında  toprak hafifçe nemli tutulabilirse, mükemmel irilik ve  kalite sağlanır. Yetişkin ağaçlarda  kök boğazı çevresi sulanmamalıdır. Sulama düzeni oluştururken, bitki gövdesinden 2-3 m. dışarıda setler yapılır. Bu setlerin  içi değil  dışına su verilmelidir.


Çünkü  suyu alabileceği kök bölgesi   o kısımdadır. Bu sulama sistemi ile kök dağılımı teşvik de edilmiş olacaktır. Ağır topraklarda  su miktarı az ve sulama aralıkları daha uzun olmalıdır. Damlama veya mini spring le sulama yapılmıyorsa, sulama tavaları  kısa tutulmalı göllenmeden diğer tavaya geçirilmesi daha uygundur. Fazla su kloroza neden olur.


Hasattan hemen önce çok su meyve iriliğine kısmen etkisi olsada, meyve eti sertliği ve tadı olumsuz etkilediği gibi ağaç sağlığı açısından da sakıncalıdır. Hasattan sonra da verilecek  su yeni oluşan çiçek gözlerinin  gelişimine  de faydalı olacaktır. Sonbaharda da  yağışlar az olursa kısmen sulama yapılmalıdır.


13-Tozlayıcı (Dölleyici): Kiraz üreticilerimiz bu konuda bilinçli değildir.


Fidan üreten kuruluşlar ve şahısların çoğu ana çeşidi dölleyebilen çeşitler ait  fidan üretimi yapmamaktadır. Bahçe planlanırken 8 ana çeşide 1 adet dölleyici dikilmelidir. 


 Genellikle 0900 Ziraat ana çeşidimiz de şu kiraz çeşitleri  dölleyici olarak kullanılabilir:Starks Gold, merton Late, B.Gauçher, Noble, Jübile dir. Verim yaşındaki dölleyici proplemi olan bahçelerde, uygun aralıklarda  ağaçların bazı dalları çevirme aşısı  ile dölleyici çeşitler  aşılanabilir. Böylece  propleme kısmen çözüm bulunmuş olur.


14-Kiraz Hastalıkları : Kirazlarda yaygın olarak görülen hastalıklar Bakteriyel kanser, dal yanıklığı ve Monilya dır. Bunşların en tahripkâr  olanı  bakteriyel kanserdir. Buna kesin bir  çözüm olmamakla beraber; bazı tedbirler şiddet ve zararını azaltabilir.


Bakteriyel kanser  kökün dışında ağacın her yerinde görülebilir.  Sancak  en zararlı hali gövde ve  dallarda görülmesidir. Titiz bir inceleme ile  bulaşık yerler tespit  edilebilir. İlk belirtisi, bulaşık yerden itibaren, dalın  ucuna doğru yaprakların  pörsümesi, sararması şeklinde  görülür. Bulaşma yoğun ve etkiliyse  dalda giderek kuruma görülür ve bakteri gövdeye  doğru ilerler.  Meyvede enfeksiyon, içeri çökmüş  siyah lekeler  halindedir. Dalda  bulaşık kısmın kabuğu kaldırılırsa  kahverengi renk ve  ekşi bir koku  hissedilir. Bakteri faaliyeti Sonbaharda başlar. Yazın durur. Yağmur, rüzgar, bıçak, makas, testere gibi  alet ve etmenlerle diğer dal ve  ağaçlara bulaşır.  Mücadelesinde  çöğür, aşı gözü ve fidan v.b. materyallerin sağlıklı olması  ile başlar.  Fidanlıklarda aşı yerinin yüksek  tutulması, gövdenin yabaniden teşkil edilmesi  pratik önlemlerdendir. Bakteri yazın pasif halde olduğundan  hastalıklı dallar  bulaşık kısmın 25-30cm. Gerisinden  hasat sonrasından Ağustos ortalarına kadar  kesilip yakılmalıdır. Bulaşma Kasım-Şubat ayları  arasında  olur. İlaçlı mücadele ise  Sonbaharda yaprakların % 75-90 ‘ı dökülünce %3! lük bordo bulamacı, İlkbaharda gözler uyanmadan önce % 1 ‘ lik bordo bulamacı  uygulaması ile önlem alınabilir.


Kiraz dal yanıklığı  ince dallarda ve sürgünlerde, kabukta esmer çökük lekeler görülür. Lekelere tomurcuklarda da rastlanır. Dallarda lekeler kanser görünüşü alırlar. Bir iki yıl geçince zamk meydana gelir. Yapraklarda saçma deliği gibi delikler oluşur. Mücadelesi ve uygulama zamanı bakteriyel kanser için alınan önlemler ile aynıdır.


Monilya hastalığı kirazların çiçek ve meyvelerinde zarar yapar.Çiçeklerin taç yaprakları, dişicik borusu  ve erkek  organları kahverengileşir. Bu kahverengileşme bütün çiçeğe yayılır. Bu olaya “ Çiçek yanıklığı” denir. Bulaşmış dişi organ meyve oluşturmaz. Kuruyan çiçek demetleri bir miktar sürgünde kalır. Mantar daha sonra çiçek sapından dala geçerek bazen dallarda kanser yaraları oluşturur ve dalı kurutabilir. Ç.çekler sapları üzerine kıvrılır ve dala yapışır. Bu yapışma demet etrafındaki zamk  salgısıyla oluşur. Meyvelerde genellikle olgunluğa yakınken enfeksiyon yapar. Meyvelerde çukurlaşma olmaz. Önceleri yumuşak ve kurudur. Bir süre sonra meyve buruşur ve tamamen kurur. Kışı mumyalaşmış meyvelerde ve kanserleşmiş dallarda geçirir. Mücadele için  önce erken sonbaharda görülen kanserli ve  mumya çiçekli dal ve kurumuş dalcıklar kesilerek yakılır. Önceki yıllarda hastalık görülen ağaçlarda mutlaka ilaçlama yapılmalıdır. İlk ilaçlama çiçeklerin % 5-10 ‘ u açıldığında, ikinci ilaçlama  tam çiçeklenmede  yapılmalıdır. Etkili maddesi Benomyl 50, Carbendazim 50 olan ilaçları ilgili kurumların  tavsiyesi ile uygulanır.


15- Kiraz Zararlıları:  Kirazda en çok dikkat edilmesi gerekli zararlı kiraz sineğidir.Kiraz sineği larvaları  meyvelerin etli kısmında beslenerek zarar verir. Hava sıcaklığı +20 derece nin üzerinde  seyrettiğinde  zararı fazla olur. İhracatta toleransı olmadığından, mücadelesi mutlaka yapılmalıdır. Ergin sinek 4-5 mm. boyundadır. Gözleri yeşilimsi mavi, bacakları siyahtır. Sonbaharda yapılacak yüzlek sürüm oldukça faydalıdır. Kurtlu kirazların gömülmesi gerekir. Mücadele meyveler saman sarısı  rengine ulaştığında tarım teşkilatlarının  önereceği ilaçlarla  mücadele yapılmalıdır


16-Diğer  zararlılar ise; kırmızı örümcek, kabuklu bitler, yazıcı böcek ve  yaprak bükenler zaman zaman  önemli sorunlar olarak  karşımıza çıkmaktadır. Genel olarak bu zararlılar için  kışlık ilaç kullanılmalıdır. Kışlık yağlar;


-Petrol yağı65+DNOC 1,57    7 lt/ 93 lt. Su


-Petrol yağı72+DNOC 2,4      3 lt./97lt. Su kullanılmalıdır.


17-Hasat ve Pazarlama: Kiraz meyve özelliği bakımından ne erken ne de geç hasat edilebilir. Erken hasat edildiğinde  açık renkli, az tatlı ve küçük meyve  elde edilir. Geç kalındığında ise, kirazın dayanıklılığı azalır, meyve yumuşar, kararır ve sapları kurur. Bu yüzden tam zamanında hasat edilmelidir. Bakım şartları iyi ise, hasattan  önceki 8-10  gün içinde çok önemli  miktarlarda irilik ve  miktar artışı sağlanabilir.


Hasat bir sonraki yılın göz teşekkülleri dikkate alınarak yapılmalıdır. Saoları ile hasat edilmelidir. Satış noktasına kadar bahçenin nemli bir bölgesinde bekletilmelidir. İhraç vasıflı kirazlar kısa zaman içerisinde  seçilmeli ve  ön soğutma ekipmanlarıyla  8 dk. Da 4 derece  sıcaklığa indirilmelidir. Soğuk zincirden çıkmadan  ambalajlama  öncesi son seçim yapılır. Pazar isteklerine göre  boylanır ve ambalajlanır.


İhraç vasıflı  kirazlarda şu özellikler aranır.


- Ürün, iri iyi kaliteli ve  homojen olmalıdır.


- Meyveler çeşide has  renk ve  tat da  olmalıdır.


- (0900 Ziraat çeşidi için) meyve genişliği 22mm. Den fazla olmalıdır.


- Meyveler tozsuz, kirsiz, yararsız ve saplı olmalıdır.


- Meyvelerde insan sağlığına zararlı ilaç kalıntısı olmamalıdır.


- Kirazlar kesinlikle kurtsuz olmalıdır.


  


 


Meyvecilik çok detaylı bilgi birikimi ve uzmanlık gerektirir. Ziraat Mühendisi veya çekirdekten yetişme bahçıvan değilseniz bu işleri kendi çapınızda yapmak iyi sonuçlar vermez.


Böyle durumlarda zorunlu olarak bir bilene danışmak gerekir.


Ziraat Mühendisi Zafer Parlak yönetimindeki bitki hastanesi,  www.planthospital.biz; Botanik, Peyzaj, Bitki Bakımı ve bitki hastalıklarının çözümünde, doğal gölet-havuz sularınızın berrak kokusuz ve yosunsuz olmasında, iç mekân ve bahçe bitkilerinizin canlılık ve verimliliğinin artırılmasında hizmet alabilmek için öncelikle danışabileceğiniz size en yakın çözüm noktasıdır.